Hande Erçel Mimar Sinan’da Ne Okuyor? Güzelliğin, Sanatın ve Algının Kesiştiği Nokta Bazı isimler vardır, yalnızca başarılarıyla değil; seçimleriyle de konuşulur. Hande Erçel de onlardan biri. Hem ekranların aranan yüzü, hem de sanatla iç içe bir öğrenci. “Hande Erçel Mimar Sinan’da ne okuyor?” sorusu, sadece bir ünlünün eğitim tercihini değil, aynı zamanda sanatla popüler kültürün kesişimini de tartışmaya açıyor. Ben de farklı bakış açılarını seven biri olarak bu konuyu biraz derinleştirmek istedim. Gelin, birlikte bakalım; sayılardan duygulara, sanattan topluma kadar bu tercihin anlamı ne? — Hande Erçel Mimar Sinan’da Ne Okuyor? İşin Temeli: Güzel Sanatlar Hande Erçel, Mimar Sinan Güzel…
Yorum BırakNeşeli Bilgi Kırıntıları Yazılar
Gofretin İçinde Yumurta Var mı? Siyasal İktidar ve Toplumsal Düzenin Bir Metaforu Bir siyaset bilimci olarak gündelik hayatın en basit sorularına bile siyasal bir mercekten bakmayı seviyorum. “Gofretin içinde yumurta var mı?” sorusu ilk bakışta yalnızca gıda içeriğine dair teknik bir merak gibi görünür. Oysa bu basit soru, siyasal yaşamda iktidarın nasıl işlediğini, kurumların nasıl güven tesis ettiğini ve vatandaşların hangi bilgi kaynaklarına güvenerek seçim yaptığını anlamamız için güçlü bir metafor sunar. Çünkü mesele aslında sadece bir gofretin içeriği değil, bilgiye erişim, şeffaflık ve güven sorunudur. İktidarın Şeffaflıkla İmtihanı Bilgiye Erişim Hakkı Toplumda insanlar “Gofretin içinde yumurta var mı?” diye…
Yorum BırakArka arkaya defalarca hapşırmak ne anlama gelir? Belki de sadece toz değil, bastırılmış duyguların, mevsim geçişlerinin ve “şu klimayı kim 18 dereceye indirdi?” tartışmalarının fiziksel tezahürüdür. Bir düşünün: Toplantıdayken, kahkaha atmak yasakmış gibi bastırılmış bir sessizlikte bir anda hapşu!… ardından ikinci, üçüncü, dördüncü! İnsanlık, tarih boyunca hapşırmayı dramatize etmiş bir tür. “Çok yaşa” diyenler, “yine mi?” bakanlar, “kesin bana alerjin var” diyen sevgililer… Oysa arka arkaya hapşırmak sadece burunla ilgili değil; mizah, biyoloji ve biraz da sosyal kaosun kesişim noktasıdır. Arka arkaya hapşırmak ne anlama gelir? Burnun mini maratonu Bilimsel olarak başlayalım (ama ciddiyetimizi fazla ciddiye almayalım). Bir hapşırık genellikle…
Yorum BırakGirdaplar Nasıl? Pedagojik Bir Bakış Açısı Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Girdaplar ve Eğitim Bir eğitimci olarak her zaman şunu düşünürüm: Öğrenmek, hayatı anlamlandırmanın ve yeniden şekillendirmenin gücüne sahip bir süreçtir. Öğrenme, bireyin yalnızca bilgi edinmesini değil, aynı zamanda toplumsal ve bireysel kimliklerin evrimini de kapsar. Tıpkı doğada oluşan girdaplar gibi, öğrenme süreci de bir başlangıçtan sonra bir dönüşüm yaratır. Peki, bu girdaplar nasıl işler? Eğitimde, öğrenmenin gücü ile gelişen girdaplar arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir? Bu yazıda, bu sorulara pedagojik bir perspektiften cevap arayacağız. Girdaplar ve Öğrenme: Benzerlikler ve Farklar Girdaplar, doğada suyun hareketiyle oluşan, çevresindeki her şeyi içine çeken, güçlü…
Yorum BırakHava Saldırısı Uyarısı Nedir? Bilimsel Merakla Anlatılan Bir Gerçeklik Bazı kavramlar vardır ki hayatımıza savaş, afet ya da kriz anlarında girer. “Hava saldırısı uyarısı” da bunlardan biridir. Çoğu insan bu terimi haberlerde duyar, filmlerde görür ama tam olarak ne ifade ettiğini, hangi bilimsel temellere dayandığını bilmez. İşte bu yazıda, günlük hayatın ötesinde ama insanlığın ortak güvenliği için önemli olan bu konuyu bilimsel merakla ele almak istiyorum. Peki hava saldırısı uyarısı nedir, nasıl işler ve toplum psikolojisi üzerinde nasıl etkiler bırakır? Hava Saldırısı Uyarısının Tanımı Temel Kavram Hava saldırısı uyarısı, düşman hava araçları ya da füzeler gibi hava kaynaklı tehditlerin tespit…
Yorum BırakGerekçeli Karar Uyap’ta Görünür Mü? İktidar, Kurumlar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimi Analizi Siyaset bilimci olarak, toplumsal düzenin, güç ilişkileri ve iktidar yapıları üzerine kafa yorduğumda, kararların ve düzenlemelerin toplumsal yapıyı nasıl şekillendirdiği önemli bir soru haline gelir. İktidar, toplumu belirleyen temel yapı taşlarından biridir ve bu iktidarın nasıl işlediği, hangi gruplar tarafından şekillendirildiği ve nasıl etkiler yarattığı kritik bir öneme sahiptir. Tıpkı devletin kurumlarının, ideolojilerin ve vatandaşlık ilişkilerinin, toplumsal yapıdaki bireyleri nasıl bir düzene soktuğu gibi. İktidar, sadece devletin yukarıdan aşağıya doğru uyguladığı bir baskı değil, aynı zamanda toplumsal ilişkilerin, normların, ve gündelik hayatta bireylerin birbirleriyle olan…
Yorum BırakHamdetmek ne demek TDK? Tanımı Aşan Bir Yüzleşme “Hamdetmek”i yalnızca “şükretmek”e indirgemek, hamd ile şükrün anlam ufkunu daraltır; dilimizdeki derin bir ayrımı görünmez kılar. Sert konuşacağım: “Hamdetmek” denince akla sadece “şükretmek” geliyorsa, mesele dilbilgisi değil, düşünce tembelliğidir. TDK’nın kamusal dilimizi biçimlendiren ağırlığı var; bu yüzden tek satırlık tanımlar, zihinlerimizde koca anlam dünyalarını kilitleyebiliyor. Gelin, ezberi tartışalım: “Hamdetmek” gerçekten yalnızca “şükretmek” midir, yoksa biz tanımı kolay olan tarafa mı kaçıyoruz? TDK Ne Diyor; Eksik Kalan Ne? TDK’ya atıfla yaygınlaşan karşılık “(–e) Tanrı’ya şükretmek”tir; köken bilgisi de çoğu kaynakta “Arapça ḥamd + Türkçe etmek” olarak verilir. Bu kadarı doğru; fakat mesele burada…
Yorum BırakKültürel Coğrafyanın İzinde: Dr. Buğra Gökçe Aslen Nereli? Giriş: Bir Antropoloğun Merakıyla Başlamak Dünya üzerindeki kültürlerin çeşitliliğini incelerken en sık karşılaştığımız sorulardan biri de “insan kimdir?” sorusudur. Kimlik, coğrafya, tarih, semboller ve ritüellerle dokunmuş bir ağdır. Bir bireyin memleketi — “aslen nerelidir” sorusu — bu ağın yalnızca görünür yüzüdür. Ama ardında kuşaklar boyunca aktarılmış değerler taşır. Bu yazıda, Dr. Buğra Gökçe kimdir sorusunun ötesine geçerek “aslen nereli?” sorusunu bir antropolojik çerçevede ele alacağım: topluluk yapılarına, ritüellere, yerel sembollere, göç ve kimlik dinamiklerine bakarak. > Not: Kamuya açık kaynaklara göre Dr. Buğra Gökçe’nun doğum yeri Ankara’dır. [1] > Ancak “aslen nereli?”…
Yorum BırakAltın Kurbağa Zehirli mi? Toplumsal Normların Görünmez Zehri Üzerine Bir Sosyolojik Okuma Bir araştırmacı olarak her zaman şunu düşündüm: Toplum, bireyleri biçimlendirirken hangi görünmez mekanizmaları kullanır? Hangi davranışları “doğal” sayar, hangilerini “tehlikeli” ilan eder? Altın kurbağa bu anlamda yalnızca biyolojik bir tür değil, sosyolojik bir metafor gibidir. O, hem güzelliğin hem de tehlikenin temsilidir. Parlak rengiyle hayranlık uyandırır, ama aynı zamanda ölümcül zehriyle sınır çizer. Tıpkı toplumun bize sunduğu roller gibi: dışarıdan parlak, içeride sınırlayıcı. Bu yazı, “Altın Kurbağa zehirli mi?” sorusunu yalnızca biyolojik bir merak değil, toplumsal bir sembol olarak ele alıyor. Altın Kurbağa: Doğanın Güzelliği mi, Uyarısı mı?…
2 YorumAkvaryuma Bol Oksijen Nasıl Sağlanır? Yöntemler, Ölçüm, Yan Etkiler Ben sohbeti seven bir akvaryumcuyum: aynı konuya farklı pencerelerden bakmayı, “ben böyle yaptım—sen ne dersin?” diye sorup fikir alışverişi yapmayı seviyorum. Bugün de çoğumuzun kalbinden vuran meseleye dalıyoruz: akvaryuma bol oksijen nasıl sağlanır? Kabarcıklar elbette güzel; ama işin püf noktası sadece hava taşında değil, suyla havanın nerede ve nasıl buluştuğunda saklı. Kısa cevap: Yüzey hareketini artır, ısıyı kontrol et, biyolojik yükü dengede tut; gerekirse hava motoru ve akıllı akım tasarımıyla destekle. Oksijenin Temeli: Gerçekten Neyi Artırıyoruz? Balıklar, bakteriler ve bitkiler aynı oksijen pastasından pay alır. Oksijen suya esas olarak yüzeydeki gaz…
2 Yorum